Kendimi Keşfetme Soruları ve Cevapları


Kendimi Keşif Soru ve Cevapları

Kendimi keşfetme konusunda yakın zamanda Kariyer Rehberi‘nde bir yazı dikkatimi çekti. Kendimi keşfetmem ve mutlaka soruları cevaplamam gerektiğini düşündüm. Kendime sorup yanıtladığım bu soruları sizler de kendinize yöneltip sorabilir, kendi iç dünyanızı keşfedebilirsiniz.

İşte o değerli 30 soru ve cevapları

İş hayatına benim mirasım ne olacak, 10 – 20 – 50 yıl sonra adımı birileri anacak mı  ve benim adım onlar için ne ifade edecek?

En çok iyi bir yazar olarak anılmak istiyorum. Fakat yaratıcı bakış açısıyla her zaman yeni ve özgün fikirler ortaya koymayı ve bu tarz projelere ilk imza atmayı istiyorum.

Web tasarım, yazılım ve yazarlık ile beraber giriştiğim tüm çalışmalarımda özgün ve yaratıcı bir şeyler ortaya koymak istiyorum. Beni, 10, 20 veya 50 yıl değil, öldükten sonra bile insanların anmasını istiyorum. Tüm insanlığın adımı övgüyle anabilecekleri özel bir şeyler yapmak ve ortaya koymayı arzuluyorum.

İnsanlar beni hangi sözcükle anlatmalı, şu an hangi kelimeyi bunun için kullanıyorlar?

Şu an “Çok Farklısın” şeklinde bir tabir daha çok kullanılıyor. Çünkü herkesin uğraştıklarının ötesinde uğraşlarım ve ilgilerim var. Mesela yapay dil geliştiriyorum. Kendi arama motorumu ve yazılım dilimi geliştirmek için çabalıyorum. Fakat ben bu kelime yerine daha çok “Yaratıcı” kelimesi ile anılmak isterim. Her alandı yaratıcı fikirler ve çözümler ortaya koymayı seviyorum.

Para önemli olmasaydı, vaktimi nasıl harcardım? Günüm neye benzerdi?

Bu soruya cevap vermek benim için gayet kolay, diyebilirim. Çünkü para kazanmak önemli olsun veya olmasın benim ilgi ve uğraşlarım pek değişmiyor. Öncelik para kazanmak ve geçimimi sağlamak olduğu dönemlerde biraz ara vermek zorunda kalıyorum. Ancak genelde yazmak, kodlamak ve tasarlamak üzerine hayatımı şekillendiriyorum.

Boş kaldığım her vakit bir şeyler yazmak, geliştirmek ve tasarlamak için vaktimi harcıyorum. Yeni web site, proje vb. yapmayı seviyorum. Para önemsiz olsaydı yine yazar, yine tasarlar ve web site yapmaya devam ederdim ki, ediyorum da.

Hayata dair arayışım ne?

Benim hayata dair arayışım tüm insanlığı derinden etkileyecek buluşu ve başlangıcı yapmak. Beni, daha önce yapılmamış, denenmemiş olanı yapıp denemek ve ortaya yeni bir şeyler çıkarmak motive ediyor. Para, sevgi vb. bunlar insanî gereksinimler. Fakat benim motive kaynağım ortaya özgün ve yaratıcı bir eser, ürün çıkarmaktır.

Şayet bir neden uğruna yahut sosyal fayda amacıyla elinde olan her şeyi vermem istenseydi, bu ne olurdu?

Ailem için elimdeki her şeyi paylaşırım. Kendimi keşfetme olayına bakılınca bir kez daha ailem öncelikli çıkıyor.

En büyük pişmanlığım nedir, başa dönebilsem neyi değiştirirdim?

En büyük pişmanlığım Üniversite dönemi sona erdiğinde yazılım alanında iş aramayıp, farklı alanlarda iş alanlarına yönelmemdir. Başa dönebilecek olsam, Almanya’da üniversite okurken, bu alanda staj ve iş yapabileceğim bir firma bulup, bağlantımı kullanmak isterdim. Üniversite sonrası da yazılım alanında kurumsal Alman bir firmada çalışmak ve Almanya’ya yerleşirdim.

En son ne zaman yalan söyledim?

Gün içinde basit ve önemsiz çok yalan denilmeyecek düzeyde yalanlar söylüyoruz. Siz söylemiyor musunuz? Fakat hayatımızı etkileyen bir yalan söyledim mi? Evet, söyledim. En son bir çağrı merkezi için iş teklifi geldiğinde iş arayışımın olmadığını belirtim. Bu aslında yalandı. Çünkü aktif iş arıyordum. Fakat çağrı merkezinde değil, yazılım alanında bir iş arıyordum.

Yıl sonuna kadar bir şey başaracak olsam, bu benim mutluluğumu nasıl etkiler?

Benim mutluluk kaynağım başarmak değil. Çünkü başarmak kavramı da bana göre göreceli bir kavram. Benim için başarısız olsam bile doğru ve kararlı adımlarla çalışmalarımı yapmış olmam çok daha önemli.

Hayatın anlamı benim için ne?

Her zaman ve döneme göre hayatımızın anlamı da amacı da değişiyor. Bugün ben bu makaleyi kaleme alıyorum. Soruları cevaplandırıyorum. Bugün bu sorunun cevabı; “Sevdiklerimizi incitmeden, mutlu edecek çalışmalara imza atmaktır. Bunu yaparken kendi mutluluğumuz ve isteklerimizden ödün vermememizdir.

Başkaları benim en büyük sermayemin ne olduğunu söylüyor?

Dilim ve kalemim. Evet, birçok kişi benim bildiğim yabancı dil ve yazı yeteneğimin en büyük sermayem olduğunu ifade ediyor. Bence de haksız sayılmazlar.

10 yaşında iken ne yapmaktan hoşlanırdım?

Kağıt ve kartonda kendi oyuncaklarımı yapmayı, toprak ve ağaçtan şehirler kurmayı severdim.

Mevcut işimde en çok neyi seviyorum?

Mevcutta iki ayrı işle meşgulüm. Birbirinden biraz farklı. Tabi ki bu, şu an bu makaleyi kaleme alırken geçerli olan konumu ifade ediyor. Yarın durum değişebilir. Bir şirkete bağlı olarak yol yardım vb. odağında çalışmalar yapıyorum. Bu işte en sevdiğim ekibimle beraber sorunlu bir vakayı çözmek, kimsenin bulamadığını bulup, yeni bir yöntem geliştirmek. Diğer işim ise bağımsız yapmakta olduğum web site çözümü ve yazarlık. İşte bu işin her safhasını seviyorum. Yazmak, çizmek, tasarlamak, kodlamak fark etmez. Her anında ayrı bir keyif alıyorum. Şu an bu makaleyi kaleme alırken bile vakit donsun istiyorum. Geçmesin, geçmesin ki yapmam gereken diğer işlere yönelmeyeyim de makalemi kaleme keyifle alayım.

Ben bu dünyaya neyi öğrenmek ve öğretmek için geldim?

Doğru mu bilmiyorum fakat ben bu dünyaya şu amaçla geldiğimi düşünüyorum. Bizi yaratan yaratıcının sanatını anlamak, her şeyin onun kudretiyle olduğunu kavramak ve onu öğretmek için geldim. Toplumun ötesinde bir dünya ve fikirsel akımın olduğuna inanıyorum. Bu akımı ise toplumun ötesinde yaşayanların şekillendirebileceğini düşünüyorum. Yaratıcı, bizi yaşamak ve hayatı sürdürmek için gönderdi. Bu amaçla yapılan her şey aslında onun rızasının bir parçası. İşte bunu ve bu felsefeyi anlatmak, öğretmek ve ispatlamak için geldiğimi düşünüyorum.

Uyumam gerekirken beni ayakta tutan, sabah erkenden uyandıran şey nedir?

Bebeğim. Evet, şu an beni uyumam gerektiği halde, gözlerimden uyku aktığı halde ayakta tutan biricik oğlum M. Göktuğ. Yine sabah ayağı diken de hep o oluyor. 🙂 Bu ailevi güzel durumu bir kenara bırakırsak, profesyonel olarak iş hayatında beni ayakta tutan yeni bir projede daha önce keşfetmediğim bir şeyi keşfetmek. Sabah erkenden ayağa kaldıran ise yine bu proje ve çalışmayı ortaya koyma heyecanıdır.

Ana değerlerim yani misyon ve vizyonum ne?

Misyon ve vizyonum acaba şirketlerinkiyle uyuşuyor mu? Bakalım. Bu sayede ben de kendimi keşfetme olanağı bulacağım.

Misyonum imkansızın da mümkün olabildiğini göstermek ve bu hususta çalışmalara imza atmaktır.

Vizyonum benim ve çalışmalarımı insanlığa faydalı hale getirip, daha ileriye götürecek yeni bireyler yetiştirmektir.

İnsanlar bana hangi yetkinliklerimle iltifat ediyor?

Sabır, özveri ve istikrarlı çalışmalarımdan ötürü çok fazla iltifat aldığımı söyleyebilirim.

Hakkımda başkalarının bilmesini istemediğim bir şeyler var mı?

Bu soruyu cevaplamayacağım. Ancak 30 soru içerisinde sizin de kendinize sormanız ve kendinizi keşfetmeniz için faydalı olabileceğini düşündüğüm için paylaşıyorum.

En çok ilişkide olduğum kişiler kimler?

Bu soruyu da benzer mantıkla kendimi keşfetme konusunda kendime soruyorum. Sizin de sorup, kendinize göre yanıtlamanızı tavsiye ederim. Cevabını talep edenlere özelden bildirebilirim.

10 yıl önceki ben ve bugünkü ben arasında konum itibarıyla bir fark var mı?

Eee… Yani, var diyebilirim. Artık maddi ve manevi birçok şeye sahibim. Yeterliliğime kavuşmuş durumdayım. İstediğim işi ve biçimi kendim belirleyebiliyorum. Özgür, bağımsız çalışmanın tadını çıkarıyorum.

Beni ne kızdırır? Kızgınlığımı üretken yapabilir miyim?

Yapamayacağımı söylemeleri, destek olmaları beni kızdırmaz. Aksine üzer. Üzmekle kızdırmak ayrı şeylerdir. “Beni kızan, yapabileceği halde yapmayan kişilerin başka yapabilecek kişilere engel olmasıdır.” Evet, Lise hayatımdan bu yana Üniversite ve askerlik dönemimde birçok kez benzer durumla karşılaştım. Birçoğunda ortak durum vardır. Bir sorun var, çözülmesi gerekiyor. Bunu çözebilecek yeterlilik ve güçte olan kişiler de mevcut. Ancak onlar bu sorunu çözmek için çaba sarf etmiyorlardı. Ben veya başka kişiler, bu sorunun üstesinden gelmek istiyorduk. Bunun için çabalıyorduk. Fakat o kişi, bize de engel oluyorlardı. İşte bu yüzden değiştirebileceği halde değiştirmeyen, başka değiştirebilecek kişilere de engel olan kişiler beni her zaman kızdırmıştır.

Hızlıca 10 – 20 yıl ileri gitsek, neyi yapmamış olmaktan pişman olurdum?

Güzel bir soru. Gençliğimde verdiğim kararlarıma sadık kalmadığım, hayallerimi gerçekleştiremediğim durumlarda pişmanlık duyabilirdim. Dahası benim değil, başkalarının hayalini gerçekleştiriş olmak benim en büyük pişmanlığım olurdu.

En son kendimi ne zaman utandırdım?

Bu soruyu da özelimde şu an tutmak istiyorum. Fakat hayatım boyunca ne kendimi, ne ailem veya başka bir kimseyi ahlakî ve toplumsal olarak utandıracak bir şey yapmadığımı gururla belirtmek istiyorum.

Beni ne veya kim enerjik kılıyor? Ne tükenmiş hissettiriyor? Kaos mu düzen mi?

Sırayla kısaca yanıtlayayım. Beni enerjik kılan evvela sevdiklerim ve dostlarımdır. Akabinde ortaya koyduğum çalışma ve eserlerdir. Eser diyorum. Çünkü benim için her çalışma birer eserdir; web site, kitap, görsel, makale, dosya, hizmet vb.

Tükenme hissi veren ise bir adım öteye gidememiş olduğumu görmemdir. Uzun bir süre bir işte çalışıp, bir projede devamlılığı sağlayıp istediğim başarıyı elde edememek, bir adım ilerleyememek beni tüketir. Fakat elimde olmadan tükenmişlik hissi içinde bile bu çalışmayı yenilemek, geliştirmek için çaba sarf ediyorum.

Kaos mu düzen mi sorusuna gelirsek, her ikisi de. Kimi zaman düzen olması gerekir. Kimi zaman ise başarı ve tempo için, sorunların çözülebilmesi için kaos gerekir. Adrenalini artırıcı kaosları bazen severim.

Kime hayranım?

Elimde değil fakat herkesin hayran kaldığı kişilere bir türlü hayranlık duyamıyorum. İsimleri çok popüler olan bilişimciler, siyasetçiler, işadamları vb. pek hayran bırakan kişiler değil. Ünlüler arasında ise hayranlıktan ziyade beğendiğim birkaç isim yalnızca var. Onlarda genelde Hint oyuncu. Misal; Aamir Khan, Shah Rukh Khan, Depika, Tara Sutaria vb.

Özellikle Aamir Khan, kendimi keşfetme konusunda oldukça başarılı filmler ortaya koyuyor. Kendisini tebrik ediyorum.

Yetenek ve tutkularımı, değerlerimi düşünelim. Bunları toplum faydasına nasıl kullanabilirim?

Burada önemli olan toplumun ihtiyaçlarını analiz etmem. İhtiyaca göre yeteneklerimi kullanıp, toplumumuza fayda sağlamaya çalışıyorum.

Amacımı neden bulmak istiyorum?

Amaçsız başarı imkansızdır. Amaçsız adam unvan kaybeder. Hırsız ile polis arasındaki kırmızı çizgiyi amaç belirler. Savaşta her iki ülke askerinin amacı da kendisinin unvan ve karakterini oluşturur. Neticede her ikisi de kaos çıkarıp, katil olsa da, adam öldürse de amaçları bunu bertaraf eder. Amaçsız yaşam ölü bir hayattın ortasında yalnızlık gibidir.

Kendimi Keşfetme Arzum ve Hayatımda ne bekliyorum?

Olgunlaşmayı. Bazı şeylerin olgunlaşması gerekiyor. Ben evden çalışırken etrafımdakiler “Evden iş mi olur” bakışında idi. Covid-19 ile beraber birçok kişinin hayatına giren evden çalışma modeli, artık bakış açısını değiştirdi. Bu bana şunu öğretti, demek ki bazen bazı şeylerin anlaşılabilmesi için olgunlaşması gerekiyor.

Hayallerimden ne uğruna vazgeçerdim, bedeller ödemeye hazır mıyım?

Ben hayallerimden birçok kez vazgeçtim. En son Akademisyen olmak istiyorken ailem için vazgeçtim. yine ailem ve eşim, çocuklarım için hayallerimden vazgeçerim. Bazen pişmanlıklar, Ukbeler oluşsa da tereddütsüz vazgeçerim.

Şimdi aksiyon planım ne?

Şu ana kadar edindiğim yetenek ve bilgileri derleyip en çok yaparken zevk aldığım işi yapacağım; “Web tasarım & SEO uzmanı ve bağımsız metin yazarı” olacağım.

Kendimi keşfetme konusunda bu denli kaliteli sorular hazırladığı için IK Proje Danışmanı İpek Aral‘a ve yayına sunan Kariyer.net‘e teşekkür ederim.

Siz de “Kendimi keşfetme” ile ilgili sorulara yanıt vererek kendinizi keşfedebilirsiniz.

   Makaleyi PDF olarak yolla   

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Daha fazlasını oku


No related posts found
Sohbeti Başlat
Görüşelim mi?
Merhaba,
Nasıl yardımcı olabilirim?
https://mevluttapan.com/kendimi-kesfetme-sorulari-ve-cevaplari